Altıncı Koğuş, Anton Çehov

 

Merhaba sevgili kitapseverler! Anton Çehov tanışmayı çok istediğim bir yazardı. Son zamanlarda kendimi Can Yayınları'nın kısa klasiklerine vurmuşken hemen Altıncı Koğuş kitabını edindim ve Altıncı Koğuş beklentimi karşıladı diyebilirim. Altıncı Koğuş eseri için konuşursam basit ve yalın bir dili var. Sürükleyici bir eser ama olayın merakından ziyade kitabın akışı için bu sürükleyicilik.


Kitabımız bir akıl hastanesinde geçiyor. Önce hastaları tanıtarak başlıyor yazarımız. Birkaç bölümlük bu tanıtımdan sonra, hastalık nedenlerini de içinde barındıran bölümler ile akıl hastanesinin doktoru Andrey etrafında dönüyor konu.  Andrey, başlarda büyük bir hevesle işine sarılsa da zamanla hayatının sıkıcılığından kaçıp kendini kütüphanesindeki kitapları okumaya kapatır. Bir gün koğuşta dolanırken İvan Dmitriyeviç'in konuşmalarını duyar. Dmitriyeviç ile konuşmaya başladıktan sonra sohbetinden büyük bir keyif alır.  Andrey'e göre İvan "Hem akıllı uslu laflar ediyor hem de asıl önem verilmesi gereken konulara ilgi duyuyor" du. Hâl böyle olunca doktor sık sık İvan'ın odasına çıkarak onunla konuşmaya başlar. Çevresi tarafından bu durum garipsenirken bir de doktorun düşünce ve konuşmalarındaki değişimi görenler çareyi doktoru sürgün etmekte bulurlar. Önce küçük bir tatil bahanesiyle bölgeden gönderilen Andrey geri döndüğünde hiçbir şey umduğu gibi eskiye dönmeyecektir.

Ben kesinlikle yazarın kalemini çok sevdim. Betimlemeleri, karakter konuşmaları, işleniş o kadar ustaca ki hiçbir geçişte kopukluk yaşatmamış. Diğer kitaplarını da aynı heves ve merakla okuyacağım. Siz de bu kısa klasiklere göz atıp kendinize uygun kitabı bulabilirsiniz. Ayrıca klasik okumaktan sıkılanlar ve yeni başlayanlar için muazzam bir ilk adım. Kitapla kalın!

Yorumlar